OBEZİTEDE TÜP MİDE AMELİYATI for obesity3

Obezite tedavisi için uygulanan bir mide küçültme ameliyatıdır. Operasyon süreci konforlu, komplikasyon oranı nispeten düşüktür. Tatminkar düzeyde kilo kaybı sağlar. Halen dünyada en yaygın olarak yapılan zayıflama ameliyatıdır.

AMELİYAT ÖNCESİ-SONRASI MİDE
Tıbbi literatürdeki orjinal adı "Laparoscopic Sleeve Gastrectomy"dir.

Bu ameliyatla normalde balon biçiminde olan midenin bombe kısmı çıkartılır. Ameliyat hasta tamamen uyutularak (genel anestezi altında) ve kapalı (laparoskopik) cerrahi teknikle yapılır. Karın duvarı açılmaz.

Operasyon çubuk şeklindeki kamera ve küçük deliklerden karna sokulan çubuk biçimindeki aletlerle gerçekleştirilir. Otomatik zımbalama-kesme cihazları (stapler) kullanılır. Midenin bombe kısmı (yaklaşık %70-80'i) ayrılır ve çıkartılır. Mide kapasitesi her seferinde ancak bir çay bardağı kadar gıda alabilecek ölçüde küçültülmüş olur.

Mide dikine ince uzun bir tüp haline dönüştürülür.

Ameliyatın meydana getirdiği yapısal ve işlevsel değişiklikler iştahın azalmasına ve yeme-içmenin kısıtlanmasına yol açar.

Midede açlık hissini doğuran faktörlerin başında ghrelin hormonu gelir. Bu hormonun çoğu midenin bombe kısmından salgılanır. Tüp mide ameliyatında bu kısım çıkartılır. Kanda ghrelin hormonu seviyesi önemli ölçüde düşer. Açlık hissi zayıflar ve iştah azalır. Ayrıca ameliyattan sonra s
indirim akış yolu nisbeten daralmış olduğundan yeme hızı oldukça yavaşlar ve doygunluk hissetmek kolaylaşır.

Ameliyattan sonra diyetisyen rehberliğinde bir ay süren bir beslenme uyum dönemi yaşanır. İlk iki hafta sıvı, daha sonraki iki hafta yumuşak gıdalarla beslenmek gerekir. Bir ayın sonunda katı gıdalarla beslenmeye geçilebilir.

İştah şaşırtıcı derecede azalmıştır. Alışık olunandan çok daha küçük porsiyonlarla doymak mümkündür. Sağlıklı sofra alışkanlıkları kendiliğinden kolayca oluşur.

Hastalar az acıkır, az yer, yavaş yer, çabuk doyar.

heart-portion-main
Ameliyat sindirim sisteminin çalışmasında ciddi bir bozulmaya yol açmaz. İlk aylarda gıda alımı nispeten kısıtlı, kilo kaybı hızlıdır. Bu nedenle ilk 2-3 ay hastalara toz halinde protein takviyesi ve çoklu vitamin desteği önerilir. Ayrıca mide asidi azaltıcı ilaçlar verilir.

Uzun vadede vücut için gerekli gıdaların emiliminde önemli bir sorun yaşanmaz.

Tüp mide ameliyatı genel olarak tüm ameliyatlar içinde orta dercede riskli bir ameliyattır. Hastaların büyük bir çoğunluğu herhangi bir ek sorun yaşamaz. Önemli komplikasyon görülme oranı %2 civarındadır.

Ameliyat kapalı teknikle yapıldığı için aynı gün ayağa kalkmak mümkündür. Hastanede 3-4 gün yatış yeterlidir. Birkaç hafta içinde olağan gündelik hayata dönülebilir.

Takip sonuçları mükemmele yakındır. Hastalar ameliyattan sonraki günler içinde kilo kaybetmeye başlar. Birkaç ay içinde zayıflama belirgin hale gelir. Binlerce hastaya ait uzun dönem tıbbi takip sonuçları tüp mide ameliyatı olan hastaların fazla kilolarının %70-80'ini kaybettiğini göstermektedir.

Fazla kiloların çoğu bir yıl içinde kaybedilmiş olur.

Zayıflamanın getirdiği fiziksel ve ruhsal rahatlama günlük yaşam kalitesini hissedilir derecede artırır. Hayata taze bir başlangıç şansı sunar.
nilufer-cicegi
Ameliyattan sonra obeziteyle ilişkili hastalıklardan tip 2 şeker hastalığı ve uyku apnesi sorunlarının dörtte üçü, kan yağları yüksekliği ve yüksek tansiyon problemlerinin yarıdan çoğu, diz ağrılarının yarısı, bacak varislerinin çoğu düzelir. Bu düzelmeler zayıflamanın başlamasıyla birlikte başka hiç bir tedaviye gerek kalmaksızın kendiliğinden gerçekleşir.

Ameliyatın yarattığı değişimin doğal işleyişe yakın (fizyolojik) oluşu, zayıflatıcı etkinin tatminkar, yan etki oranının düşük oluşu tüp mide ameliyatının son yıllarda hastalar ve cerrahlar tarafından giderek daha çok tercih edilen bir operasyon haline gelmesine yol açmıştır.